Av. Eda Berat Deniz

Boşanma sürecinde malların paylaşımına ilişkin temel birtakım hukuki bilgilere daha önceki yazımda yer vermiştim. Mal paylaşımı davalarının konusunu menkul ve gayrimenkullerin oluşturabileceğini belirtmiştim. Şirket hisseleri de söz konusu menkul mallardan biridir ve Türk Medeni Kanunu’nda belirlenen kurallar dahilinde paylaşıma tabi olurlar.

Bilindiği üzere, 1 Ocak 2002 tarihinden önce mevzuatımızda yasal mal rejimi mal ayrılığı iken, bu tarihten sonra edinilmiş mallara katılma rejimidir.

Edinilmiş mal, her eşin edinilmiş mallara katılma rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Mal rejiminin tasfiyesi davalarına yalnızca edinilmiş mallar konu olabilir ve yalnızca bu malların değeri üzerinde hak iddia edilebilir.

Şirket hisseleri söz konusu olduğunda da belirttiğim bu iki husus son derece önemlidir:

1. Hisselerin tabi olduğu rejim

2. Hisselerin edinilmiş mal olup olmadığı

Hisseler eğer 2002 öncesi elde edilmiş ise, elde etmenin niteliğine bakılmaksızın, yani bunun karşılığını vererek olup olmadığına bakılmaksızın, şirket hisseleri eşin kişisel malı olarak kabul edilir ve tasfiyeye dahil edilmez. Yani, diğer eşin bu hisseler üzerinde herhangi bir hakkı olmayacaktır.

Ancak, Kanun'un 219. maddesinde, kişisel malların gelirlerinin de edinilmiş mal olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla hisseler 2002 yılından önce edinilmiş olsa da bu hisselerin gelirleri edinilmiş maldır ve paylaşıma tabidir.

Burada hemen belirtmeliyim ki, eşler yapacakları mal rejimi sözleşmesi ile kişisel mallarının gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.

Mal paylaşımında şirket hisseleri ile ilgili olarak henüz çok az sayıda Yargıtay kararı bulunmaktadır. 2002 öncesi ve sonrası ayrımına ilişkin bir kararı aşağıda sizinle paylaşıyorum:

"""Toplanan delillerden; tarafların 11.04.1984'te evlendikleri, 26.02.2004 tarihinde boşanma davasının açıldığı, tasfiyenin de istenildiği, boşanmanın 26.04.2005'te kesinleştiği, mal rejiminin 26.02.2004'te sona erdiği ( MK. md. 225/2 ) davanın konusunu oluşturan şirketin 24.04.2000'de kurulduğu, dava konusu şirkete ve otomobile davacı tarafından maddi bir katkıda bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Şirket hissesi kocanın kişisel malıdır. Kişisel malın yerine geçen değerlerde kişisel maldır. ( MK. md. 220/2-4 ) Kişisel malın geliri ise aksine sözleşme yapılmadığı sürece edinilmiş maldır. ( MK. md. 219/4, 221/2 )

Mahkemece yapılacak iş; 4721 Sayılı Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 ile mal rejiminin sona erdiği 26.02.2004 tarihleri arasında şirket tarafından davalıya payı dikkate alınarak bir temettü verilmiş ise bunun tesbiti, kar payı verilmemiş ancak şirkete ayın olarak ilave yapılmış ise bunun da belirlenmesi ( MK. md. 221 ), mal rejiminin sona erdiği sırada ( 26.02.2004'te ) mevcut olan edinilmiş malların tasfiyede dikkate alınacağının gözetilmesi ( MK. md. 235 ) buna göre katılma alacağı hesaplanması yoluna gidilmelidir. ( MK. md. 236 )"""(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin, 2007/6042 Esas, 2007/8727 Karar, 24.05.2007 Tarihli Kararı)

2002 sonrası edinilen hisselerin tasfiyedeki durumunda, bu hisselerin edinilmiş mal kapsamında olup olmadığına bakılır. Karşılığı verilerek edinilen hisseler edinilmiş maldır ve paylaşıma tabidir.

Ancak yine doğru bilenen bir yanlışın tersine, hisselerin paylaşıma tabi olması bunların ayni olarak paylaşımı anlamına gelmemektedir. Hisse değerlerinin tespiti ve tespit edilen bu değerin parasal karşılığının yarısının diğer eşe ödenmesi söz konusu olacaktır.

Son olarak, hisse değerleri ve gelirlerinin tespiti mahkemece, konusunda uzman bilirkişilere hazırlatılan raporlar doğrultusunda yapılmaktadır.

Av. Eda Berat Deniz