Klinik Psikolog Olcay Güner Yoksa Yaşamın Bir Geçiti Midir?

Boşanmak artık o kadar olağanlaştı ki; Çiftler evlenirken o kadar ince eleyip sık dokumuyorlar galiba... Acele ile evlenip, "olmazsa boşanırım..." diyorlar ve boşanıyorlar da... İstatistiklere göre evlenenlerin yarısından fazlası boşanıyor!

Özellikle "anlaşmalı boşanma" prosedürü uygulanıyorsa boşanmak çiftler açısından çok kolay. Ama ya çocuklar? Onlar ne kadar etkilenecek? Boşanmış ebeveynlerin çocukları hassas, kırılgan, problemli mi oluyor? Ne yazık ki bunun kesin bir cevabı yok.

Boşanmanın herhangibir adımı konusunda kesin, klişe, kalıp yargılara varmak doğru değildir. Çünkü boşanma ile ilgili yapılmış pek çok araştırma olsa da, unutmamak gerekir ki, araştırmalar gruplara odaklanır, bireylere değil. Dolayısıyla araştırma sonuçlarını tüm bireylere mal etmek mümkün değildir. Her çocuk ve her boşanma tektir. Araştırmalar çerçevesinde genel geçer doğrular olsa da, her bir ailenin boşanma süreci ve etkilenme düzeyi birbirinden farklıdır. Bu nedenle alanda çalışan psikologlar olarak deneyimlerimiz ve seans içi  gözlemlerimiz araştırmalar kadar değerlidir.

Yıllar geçtikçe boşanma danışmanlığı deneyimlerimden öğrendim ki, boşanma oldukça karmaşık bir süreç olarak yaşanıyor. Süreç esnasında pek çok karmaşık duygu ve yaşantı doğabiliyor.  Boşanma çoğu kez ailenin boşanma öncesi durumu, boşanma sonrası koşulları gibi bir çok etkenden ve aynı zamanda toplumun değer yargılarından, kültüründen de etki alarak anlamlandırılıyor.

Boşanma sonrasındaki yeni duruma çocukların çoğu yetişkinlere göre daha kolay adapte olsa da; boşanma ebeveynlerin yaşamında sosyal, ekonomik, hukuki, fiziksel, duygusal düzeylerde zincirleme olarak değişim rüzgarlarına yol açıyor. Bu değişimler yenge, gelin, eş gibi toplumsal rol kayıpları olarak gerçekleştiği gibi, taşınma, maddi kayıplar, cinsel yaşamın bitmesi veya azalması gibi fiziksel düzeylere dek uzanıyor.  Örneğin, boşandıysanız önceden yanınızdaki eşin desteğini az ya da çok hissederken, yaşamın tüm güçlükleri ile mücadelede tek başınıza kalabiliyorsunuz. Çocuklarla tek ebeveyn olarak ilişki kurmak da kolay olmuyor. Özellikle babalar açısından çocuğa yemek hazırlamak, ders çalıştırmak, okula göndermek gibi yeni sorumluluklar almak gerekebiliyor. Boşanan çiftler bunlara benzer tüm değişikliklere ne kadar kolay ve hızlı uyum sağlarlarsa, boşanma hem eşler, hem çocuklar için o kadar kolay atlatılıyor ve yaşama devam ediliyor.

Ancak deneyimlerimden fark ediyorum ki birçok eş boşanmayı yaşamın yeni bir geçiti olarak göremeyebiliyor.  Aniden oluşan, belki de tahmin edemedikleri pek çok değişime uyum sağlamak zor olabiliyor. Eski hikayeleri yeniden gündeme getiriyorlar, suçluyorlar, sataşıyorlar, kızıyorlar, öfkeleniyorlar ve bu şekilde yeni kurguladıkları yaşamlarında yürümeye çalışıyorlar. Ancak arkaya bakarak yürümek ve özellikle ilerlemek pek de kolay olmuyor.  Çocuklar da bu durumdaki ebeveyn tutumlarından fazlası ile etkilenebiliyorlar. Zira bu ebeveynlerin tolerasları çok düşük oluyor, gergin oldukları çocuklar tarafından  kolayca hissedilebiliyor. Mutsuz, yıpranmış, öfkeli bir ebeveyn tarafından yeterince korunup, kollanamayacağını düşünen çocuklar da gergin, sabırsız, kaygılı olabiliyorlar. Yaşama anne veya babasının gözü ile bakmaya başlıyorlar. Kendilerini terkedilen eş yerine koyarak terkedildiklerini düşünüyorlar. Anne ve babanın birarada olduğu eski günlere geri dönmek istiyorlar. Bunun için arabuluculuk yapmaya, anne ve babayı bir araya getirmeye çalışıyorlar. Yeni partner ve eşleri kabul etmeyebiliyorlar. Kendilerini diğer çocuklardan daha farklı, eksik, kusurlu hissedebiliyorlar. Bu sorunlar çocukların akademik yaşantılarına, arkadaş ilişkilerine dek uzayarak, kalıplaşıyor ve hayata bakışlarında pek çok işlevsiz zihinsel şemalara yol açabiliyor. Bu çocuklar yetişkin olduklarında "kusurluluk", "karamsarlık", "terkedilme" vb. şemaları nedeniyle yaşamda, ilişkilerinde pek çok sorun yaşamaya devam edebiliyorlar.

Sonuç olarak, "boşanma kaçınılmaz bir şekilde psikopatolojik bir süreçtir" demek ne kadar yanlışsa, "boşanma yaşamın önemsiz bir geçididir" demek de o kadar duyarsız bir ifade şekli oluyor.

Boşanma hızlı "değişim" ler ve hızlı "adaptasyon" üzerine oturduğuna göre, boşanmaya karar vermiş yetişkinlerin yaşamlarında ne gibi değişimlere hazır olmaları gerektiğini önceden farkedebilmeleri, hazırlanabilmeleri, önlem alabilmeleri için "boşanma danışmanlığı" almaları, hem kendileri, hem de çocukları açısından oldukça yararlı oluyor.

Olcay Güner Klinik Psikolog

Arkabahçe Psikolojik Gelişim, Eğitim ve Danışmanlık